Hamilelik Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamilelik Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2015 Perşembe

Kızımın Doğum Hikayesi "Hoş Geldin Derin Su"



Mis kokunu duyarak yazıyorum kızım doğum hikayeni, sana kavuşmanın verdiği mutlulukla...

Benim güler yüzlü minik kızım 18 Şubat 2014' te uzun bir bekleyişin ardından dünyaya geldi! O günden beri hayatımın artık başka bir anlamı var. Su bebeğim bana ikinci kez annelik sevincini, bebek kokusundan tekrar sarhoş olmanın güzelliğini yaşattı. Ve daha bir çok şahane duyguyu...

Son kontrolümde kızım da abisi gibi ters geldiği için (başı yukarıda poposu aşağıda)sezeryan kararı almıştık. 18 Şubat Salı günü kızımı kucağıma alacaktım. Bütün hazırlıklarımı tamamlayıp doğumu beklemeye başladım.



Günler geçtikçe heyecanım artıyordu. Doğumdan birkaç gün önce "Toprak kardeşini nasıl karşılayacak"dan başka bir şey düşünemez olmuştum. 18 Şubat Salı sabahı erkenden uyandım, önce kendim hazırlandım. Sonra Toprağıma kahvaltısını yaptırıp o gün kardeşinin doğacağını tekrar anlattım. Ailece hastaneye gittik, odama yerleştim. Oda çok tanıdıktı, oğlumu kucağıma ilk kez aldığım oda!



Doğuma çok az kalmıştı ama ben hala süslemelerin derdindeydim, kızımın doğumu için hazırladığım hoş geldin bebek süslemelerini özenle odaya yerleştiriyordum. Bu sırada odaya gelen hemşire doğum için hazırlanmam gerektiğini söyledi. O zaman bir anda paniğe kapıldım. Aylardır bu günü bekliyordum, gayet sakindim ama doğumun bu kadar yakın olması beni telaşa soktu.


Kızımın hareketlerini içimde son kez hissetmenin verdiği hüzün ona dokunacak olmamın sevinci ile karıştı. Bir yanımda da oğlum şaşkın gözlerle beni izleyip "anne anne" diye bana sokuluyordu.

O anlarda aklımda bir yavrum, içimde diğer yavrum!


Ben ameliyattayken dışarıda heyecanlı bir bekleyiş vardı. Toprak ise teyzesinin kollarındaydı.


Ve çok kısa bir süre sonra kalbim dünyalar güzeli bir kız için deli gibi atıyordu.  Derin Su annesi olarak beni seçmişti.


Kızımı ilk gördüğüm anı unutamıyorum. Dünyalar güzeli bir melek, dudaklarını büzmüş, titreye titreye ağlıyordu. Öpmeye kıyamayacağım kadar küçük ve narindi. Birbirimize dokunduğumuz, onu öpüp kokladığım an yavrum sustu, anlamıştı annesinin yanındaydı artık.





Kızımın doğduğu gün sanki bir rüyadaydım. Hem bildiğim, hem de hiç yaşamamış gibi hissettiğim bir delilik haliydi tekrar anne olmak.


  Ve baba ile ilk buluşma, ilk bakışma...



Kardeş ile tanışma... Oğlum şaşkın şaşkın kardeşine bakıyordu. Uzun bir süre neler olduğunu, bu bebeğin kardeşi olduğunu anlayamadı. O da henüz bir bebekti,benim ilk göz ağrım,Toprak bebeğim!




Toprak'ın ilgisini çeken şey kardeşi değil, şekerlerdi elbette:)


İkinci evlat sevinci...


 Böylece  iki çocuklu hayatımız başlamış oldu.

Hayatımıza Hoş geldin kızım, ikinizi de çok seviyoruz!




Fotoğraflar: Selin Düyen & Sedat Mehder
       Oğlumun doğumu 


20 Ocak 2014 Pazartesi

Hamilelik Günlüğü: 27-33. Haftalar

Hamilelik günlüğümde haftalar hızla ilerlerken ben yaklaşık 1,5 aydır olan biteni yazmamıştım. Bugün itibarıyla 33 haftamız bitiyor. Minik kızıma kavuşmak için yaklaşık 1 ayım kaldı sayılır. Çok heyecanlı günler bizi bekliyor:))

27. haftadan sonra kendimi biraz yorgun hissetmeye başladım. Bunda en büyük etken işe gelip giderken araba kullanmak daha doğrusu trafik kabusu oldu. Bunun dışında pek zorlandığımı söyleyemem. Bu arada 3 doktor kontrolüm oldu ve şeker yükleme testi yaptırdım. Şeker yüklemesini Toprak'tan biliyordum ama bu kez daha uzun süreli ve daha zahmeli oldu. 2 saat içinde 4 kez kanımı aldılar ve beni oturduğum koltuktan dahi kıpırdatmadılar. Açıkcası beni biraz korkuttular, şekeriniz çıkar, tansiyonunuz oynar, yanınızda kimse yok mu diye şaşırdılar. Neyse ki hiç sorun yaşamadan yüklemeyi yaptırdım ve sonuç iyi çıktı. Tatlılara devam:)

Kızım 28. Haftada 1400 gr olmuştu ve abisi gibi ters duruyordu. Bir önceki kontrolde yan yatıyordu, baş aşağı dönmek yerine kafasını iyice yukarı kaldırmıştı. Ben 28 haftada +5 kilodaydım. Hem çok hareketli olduğum hem de aşırı yemek yemediğim için bu kez pek kilo almadım. Ilk hamileliğimde bu zamana kadar 10 kilo almıştım.

32. Haftaya geldiğimde işte ve evde yorulduğum için doktorumun da tavsiyesi ile doğum iznine ayrıldım. Toprak'a hamileyken doğuma 12 gün kalana kadar çalışmıştım ama bu kez evde de benim ilgimi bekleyen bir bebek olduğu için izne daha önce ayrıldım. Is göremezlik belgesi almak için tekrar muayene olduğumda kızım yaklaşık iki kilo olmuştu ve baş aşağı yani normal pozisyona dönmüştü. Bize yüzünü göstermesi için çok uğraştık ama hanımefendi kendini doğuma kadar saklayacak sanırım, sadece kulağını görebildik.

Izine ayrıldıktan sonra evde dinleyebiliyor musun diye sorarsanız pek dinlendiğimi söylemem ama bunda hem Toprak'ın 2. Doğum Günü partisine hem de kızımın doğumuna aynı anda hazırlanmamın etkisi çok büyük. Ayrıca oğlumla doyasıya vakit geçirmek harika! Hazırlıklarım olur da bir gün biterse doğumdan önce biraz dinleyebileceğim inşallah...

Geçen hafta kızımın hareketlerini çok şiddetli hissettim ve bu şiddetli tepinmenin ardından karnımın üst kısmında bir yuvarlaklık hissetmeye başladım. Iki gün önce tekrar kontrolüm vardı ve üst kısımda hissetmeye başladığım şeyin kızımın kafası olduğunu gördük. Anlayacağınız yine ters durmaya karar vermiş minnoş. Bebek ters durunca anne için biraz daha zor oluyormuş gebelik ama ben aradaki farkı pek bilmediğim için rahatım:) Son günlerde oğlumu daha sık kucağımda taşıdığım için göbeğimde bazen ağrı hissediyordum. Acaba artık kucağımda taşımasam mı diye düşünmeye başlamıştım ama doktorum bunun tehlikeli olmadığını söyleyince rahatladım.  Son 1 ayda 1 kilo daha alarak rekora koşmaya devam ediyorum bu arada. Şuana kadar toplamda 6 kilo aldım. 

Artık yavaş yavaş uykularım kaçmaya başladı. Gecenin bir yarısı uyanıp acaba bebeğimin eşyalarını zamanında hazırlayabilecek miyim, oğlumun doğum günü hazırlıklarını tamamlayabilecek miyim diye düşünüyorum. Üstüne de sabahları işe gitmeye alışık olduğum saatte uyanıp uykumu iyice bölüyorum. Uykusuz geceler hazırlık şimdiden başladı anlayacağınız:)

 Hamilelik Günlüğü Yazılarım










20 Aralık 2013 Cuma

Kızımı Beklerken


Gittikçe büyüyoruz kızım, gittikçe bağlanıyoruz birbirimize....

Sen benim duygularımı, sana seslenişlerimi hissediyorsun,
ben senin usul usul hareketlerini, ayaklarını karnıma yaslayışlarını...

Birbirimizi görmeye, tenlerimizin birbirine değmesine, mis kokunu içime çekmeye, senin de süt kokusunu duymana her gün bir adım daha yaklaşıyoruz...

Önce hayal gibiydin, sonra yavaş yavaş alıştım şimdi ise tüm benliğimdesin. Hayatımdaki iki mucizeden birisin... Bedenimde ve kalbimdeki varoluşun kelimelerle anlatılacak gibi değil.

Seni görmeden, öpmeden, koklamadan sadece hissederek bu kadar sevmek sana kavuşunca yaşayacağım mutluluğun küçük bir parçası olabilir sadece.

Artık 7 aylık oldun. Dünyaya gelmene, annenin kollarına kavuşmana sayılı günler kaldı.

Seni heyecanla, özlemle, sevgiyle bekliyorum, bekliyoruz!

                                    Hamilelik Günlüğü Yazılarım


3 Aralık 2013 Salı

Hamilelik Günlüğü 24-26. Haftalar


Ve minik kelebeğim ile 6. ayımız başlar....

Hamilelik günlüğümde yeni bir ay başladı. Artık bebeğimi hem fiziken hem ruhen daha çok hissediyorum, ona gittikçe daha çok alışıyorum. Aslında aklım fikrim oğlumda olduğu için bu aya kadar ikinci bebeğime çok fazla odaklanamıştım. Ama artık onunla konuşunca bana hemen tepki  veren, "ben buradayım beni unutma" dercesine beni tekmeleyen kızımın kalbimdeki yeri büyüdükçe büyüyor. Yavaş yavaş doğumu düşünmeye başladım. Kızımı göreceğim, onu öpüp koklayacağım anı heyecanla bekliyorum. Bir yandan bunları düşünürken bir yandan da Toprak'ın doğumunu hatırlıyorum ve gözlerim dolu dolu oluyor. İkinci bir can da böyle sevilir mi diye merak ediyorum. Evet sevilir, biliyorum! Endişelerim de yok değil hani, oğlum nasıl tepki verecek, kardeşini kolay kabul edecek mi, üzülecek mi diye korkuyorum. Bu süreci Toprağın en doğal şekilde geçirmesi için kendimizi ve onu şimdiden hazırlıyoruz.

24. Hamilelik haftasında kendimi çok yorgun hissetmeye başladım. Sabah ve akşamları işe gelip giderken günde 2 saatten uzun süren trafik çilesi beni hamilelikte en çok zorlayan şey aslında. Araba kullanmak çok yorucu ve araba kullanırken bu haftalarda üst üste yaşadığım trafik, park, kapalı yol sorunları beni delirme noktasına getirdi. Neyse ki bu günlerde hem o yorgunluğum geçti hem de trafikten yana biraz şansım döndü.

25. haftada çok hareketli bir kontrolüm vardı. Doktor kontrolüne annem, ablam, Can ve Toprak ile gittik. Gitmesine gittik ama ortalık birbirine girdi:) Bir yandan Toprak koşuyor, bir yandan Can muayenehaneyi keşfediyor derken beklediğimiz süre boyunca hep bir aksiyon vardı. Bir daha çocuklarla birlikte kontrole gitmemeye karar verdik:) Kızım artık iyice büyümüştü. Ayaklarını üst üste koyarak bize poz bile verdi. Haftası ile gayet uyumlu gidiyor.

Daha önce hiç bahsetmemiştim ama ilk bebeğim Toprak 28. haftada ters dönmüştü. Başının olması gereken yerde poposu, poposunun olması gereken yerde ise başı vardı. Bacakları ise kafasının yakınındaydı. Ters duruş pozisyonu aynen aşağıdaki gibiydi.

                                                   

Oğlum 38. haftaya  kadar bu pozisyonda kaldı ve doğum pozisyonunu almadı. Ters geliş bebeklerde özellikle ilk doğumlarda olası riskleri göz önünde bulundurarak sezeryan kararı almıştık.  Bu yüzden ilk doğumun sezeryan oldu. İki doğumun arası yakın olacağı için ikinci doğumumun da sezeryan olma olasılığı yüksek. Ancak ilk doğum sezeryan diye ikincisinin de sezeryan olma zorunluluğu yok. SSVD yapanları görüyorum ve doktorum kesinlikle sezeryan olmalısın diye bir şart koymuyor.

Bu kontrol sırasında da yeni bir şey öğrendim. Henüz erken olmasına rağmen bu bebiş de normal durmuyor. Bu kez bebeğim yan duruyor. Buna transfer duruş deniyormuş. Başı kısmen aşağıda ama poposu karnımın sol yanında, ayakları karnımın sağ yanında. Sağ tarafımda sıklıkla hissettiğim hareketler meğer küçük hanımın tekmeleriymiş:) Dönmesi için hala yeteri kadar yeri var ama günler geçtikçe, bebeğim büyüdükçe hareket alanı kısıtlanacak. Kontrolün üzerinde 2 hafta geçti ve hala aynı şekilde durduğunu hissediyorum.

26. Hamilelik haftam yeni bitti. Bu hafta karnımda belirgin bir büyüme oldu. Oğlum büyüyen karnıma karşı artık daha fazla ilgili. Akşamları kafasını karnımın üstüne koyuyor, dakikalarca öyle duruyor. Toprak karnımda yatarken kızım da hareket etmeye başlayınca içimi bir mutluluk kaplıyor. İkisi de kucağımda olunca neler hissedeceğim acaba?
                                       
                                       Hamilelik Günlüğü Yazılarım


19 Kasım 2013 Salı

Hamilelik Günlüğü: 21-23. Haftalar




Bu aralar zaman nasıl geçiyor anlayamıyorum. Sabahları işe git, işten çık Toprak'ı al eve gel, yemek ye-yedir, oyun oyna, oğlanı uykuya hazırla, yatır derken benim pilim bitiyor ve günün sonuna geliyorum. Her gün aynı şekilde geçerken ben çok da farkında olmadan hamilelikte haftalar birer birer geçiyor.

20. hamilelik haftasından sonra hamile olduğum artık iyice anlaşılıyor. Ben daha çabuk yorulmaya, biraz da olsa paytak paytak yürümeye başladım. Bebeğim tatlı tatlı hareketleriyle beni çok mutlu ediyor. Benim yaşadığım mutluluğu eşimin de yaşaması için elini karnıma koyup hissettin mi, hareket ediyor diye bıktırana kadar soruyorum:)

2. Düzey Ultrason Vakti!

Hamileliğin bu dönemlerinde yapılan 2. Düzey Ultrason için randevu almıştım. 22+4'te girdiğim 2. düzey ultrason ilginç bir deneyim oldu. Toprak'a hamileyken de bu kontrole gittiğim için tecrübeliydim aslında. Bebeğin tüm organları tek tek kontrol edilecek, allah korusun herhangi bir anomali ihtimali değerlendirilecekti. Eşim ve torununu merakla bekleyen annemle birlikte 2. Düzey ultrasona girdim. Onlar bebişi benden çok gördüler diyebilirim. Ben heyecanla doktorun hızlı hızlı söylediği tıbbı terimleri anlamaya çalışıyordum. Yaklaşık 20 dakika geçmişti ve doktor bir ara aynı yerde durakladı, ben panikle suratına bakınca "her şey yolunda sadece ters durduğu için ensesinin ölçüsünü alamadım, dönmesini bekliyorum" dedi. Ben de ohh dedim:) Biraz daha bekledik ama sevgili kızım ölçü için uygun olmayan bir pozisyonda uyuyakaldığı için yarım saat sonra tekrar muayene olmak üzere doktorun yanından ayrıldık. Ben başladım çikolata, şeker yemeye, kızımla konuşmaya. O kadar tatlının üstüne tekrar hareketlendi ve bir süre sonra 2. düzey ultrason kontrolüne kaldığımız yerden devam ettik. Çok şükür her şeyin yolunda gittiğini öğrendik. Bebeğim önceki haftalara göre büyümeye devam ediyordu. Yarım kiloyu geçmiş bizim kız:)

23. gebelik haftasında kendimi biraz yorgun hissetmeye başladım. Yemek ile aramın çok iyi olmadığı bir hafta geçirdim. Biraz keyifsiz, biraz yorgun geçen bu haftanın sonunda tartıldığımda hamileliğimin başından beri 3 kilo aldığımı gördüm. Başkası söylese inanmazdım ama hamileliğimde 5. ayın sonuna gelmeme rağmen pek kilo almadım. İlk hamileliğimde bu dönemde yaklaşık 6 kilo almıştım. Hamilelikte ise toplamda 14 kilo almıştım. Bu kez son ayarlarda kilo alacağım herhalde. Arada hala "pot kırmayayım hamile misiniz?" diyenler de olmuyor değil:)

Henüz bebek için hiçbir hazırlık yapmadım. İkinci çocuk olduğu için ilk bebeğimden kalan bir çok şey var. Cinsiyetler farklı olduğu için kızıma daha cicili bicili kıyafetler almak istiyorum ama önce elimdekileri görmem lazım. Toprak'a aldığım yenidoğan kıyafetleri genelde unisex idi. Vaktim olunca sakladığım kıyafetleri çıkarıp 2 numara için ihtiyaç listesi çıkaracağım inşallah... Çok iş var çok!

                                       Hamilelik Günlüğü Yazılarım

                           

25 Ekim 2013 Cuma

Hamilelik Günlüğü : 17 - 20. Haftalar




Hamilelik günlüğüm kaldığı yerden devam ediyor... Hamileliğimin 17 -20.  haftaları oldukça hareketli geçti. Aslında 16. haftada gitmem gereken doktor kontrolüne tatilde olduğum için 17. haftada gittim. Bu kontrol hepimizin merakla beklediği bebeğimin cinsiyetine açıklık getirecekti. Daha önce bu yazımda da bahsettiğim gibi bir kızım olacağını 17. haftada öğrendim. Oğlumuzun ardından bir de kızımız olacağı için sevindik:)

Yaşasın İlk Hareketler
16. haftanın sonlarına doğru minik kelebeğimi ilk kez hissettim:) Bir akşam eşimle sohbet ederken aniden içimden biri bana dokundu. Sadece bir kez olduğu için ilk başlarda emin olamadım ama gün geçtikçe bebeğimin hareketleri çok net hissetmeye başladım. Toprak'a göre oldukça farklıydı kızımın ilk hareketleri. Oğlumun ilk hareketlerini hissettiğimde defalarca vurmuştu bana hani "içimde mısır patlıyormuş gibi oldu" diyorlar ya aynen öyleydi:) İkinci gebeliklerde bebeğin hareketleri ilkine göre daha önce hissediliyormuş. Ben ikisini de yaklaşık aynı zamanda hissetmeye başladım. Bebeğin hareketlerini hissedebilmek harika bir duygu. Hatta şuanda bile hareket ediyor, anlıyor tabii onu düşündüğümü:) Onunla konuşunca bana tepki vermesi anne ile bebek arasındaki inanılmaz bir bağın en güzel örneği değil mi? Evde bir çocuk olunca malum ses seviyesi de yüksek oluyor, bir de bu bebiş 2 yaşına yaklaşıyorsa inatlaşmanın, ağlamaların, gülücüklerin, çığlıkların ortasındasınız demektir! Yavrum da bu seslere kayıtsız kalmıyor tabii, başlıyor vurmaya. İkinci çocuklar gürültüye alışık oluyorlar diyorlar. Bakalım bizde neler olacak?

Bendeki değişiklikler:
Önceki haftalara göre karnım biraz daha büyüdü. İlk aylarda verdiğim 3 kiloyu geri aldım. Hala hamile kaldığım kilodayım yani. Ne zaman kilo alacağım diye merak etmeye başladım ama iş-çocuk-ev derken bu koşturmaca içinde neden kilo alamadığımı anlayabiliyorum. İştahım açık olmasına rağmen aşırı yemek yemiyorum. Sadece yemeklerden sonra canım tatlı istiyor ve buna hayır demiyorum:) İkinci trimestere başlamamla kendimi çok daha iyi hissetmeye başladığımı söylemiştim. Bu durum hala devam ediyor, sonuna kadar da etsin lütfen! İlk başlarda yaşadığım zorlukları atlattıktan sonra artık hamileliğin keyfini sürdüğümü söyleyebilirim. Ama ikinci hamileliklerde ilkindeki kadar keyif sürmenin imkanı yok doğrusu.

20. Hafta doktor kontrolü ve Yolun Yarısı:
20. Haftaya geldiğimizde Sarper ve Toprak ile birlikte kontrol için doktor yollarındaydık. Ben yine acaba her şey yolunda mı diye bir gün öncesinden stres olmaya ve bebeği göreceğimiz için heyecanlanmaya başladım. Hamileliğin ilk haftalarında ultrason ekranına baktığımda bebeğimin tüm vücudunu rahatlıkla görürken bu kez kafasını, kollarını, bacaklarını ayrı ayrı gördüm. Çünkü uzamış ve kilo almıştı. Bir kutu cola ağırlığına ulaşmış yavrum:) Çok şükür yolun ilk yarısına sağlıkla ulaştık. Darısı bundan sonraki haftalarımızın başına :)

                                       Hamilelik Günlüğü Yazılarım


8 Ekim 2013 Salı

Hamilelik Günlüğü: 13 - 16. Haftalar



Elveda mide bulantıları, sizi hiç özlemeyeceğim!
Merhaba enerji dolu günler, sizi sabırsızlıkla bekliyordum :)

13. haftaya başlamamla tam olarak yaşadığım bu oldu. Mide bulantılarım bir anda kesildi, yaşam enerjime tekrar kavuştum. Geçmez dediğim günler geçmiş oldu böylece. Tekrar yemek yemek, kendini enerjik hissetmek, bir kaç saat daha fazla uyanık kalabilmek ne güzelmiş:) Hamileliğin 2. trimesteri en güzel dönem diye boşuna demiyorlar. İnşallah sonuna kadar bu kez de böyle gider diye dua ediyorum.

Gelelim gebeliğimin 13 ve 16. haftaları arasında yaşadığım değişikliklere. Bir kere bebeğim epey büyüdü, bebeğimle birlikte göbeğim de:) Ama göbeğimin ilk baştaki büyüme hızı yavaşladı. İştahım açıldı, hatta sık sık acıkmaya başladım. Acıktığım zamanlarda meyve, kuru yemiş, bazen tost ve çubuk kraker yiyorum. Beslenmeme dikkat ediyorum ama ilk hamileliğimden daha esnek davranıyorum.

Hamileliğimin bu haftaları daha önceki haftalara göre oldukça rahat ve mutlu geçti. Sanırım bir çok kişi bu dönemde rahatlıyor. Bir de 16. haftada gittiğimiz bu tatil bana çok iyi geldi. Doktorum mide bulantımın çok yoğun olduğu dönemde tatile çıkmamız konusunda bize bir çok kez tavsiyede bulundu. Buradan tüm hamile eşlerine çağrı yapıyorum, eşinizin rahatlaması için tatil şart:) Ben bu hamileliğimde 16. haftaya kadar 3 kez tatil yapmış oldum ve tatildeyken gerçekten kendimi çok daha iyi hissettim. Gerçi tatildeyken hep daha iyi olunuyor ama neyse...

Çalıştığım için oğlum Toprak ile hafta içleri sınırlı vakit geçirebiliyorum. Birlikte geçirdiğimiz zamanları da en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum.Yaşam enerjime tekrar kavuşmamla birlikte Toprak ile tekrar kudurmaya, yerlerde oynamaya, onu hoplatıp zıplatmaya başladım. Oğlumla oyun oynarken çoğu kez hamile olduğumu unutuyorum. Sonra hatırlayınca hareketlerime biraz daha dikkat ediyorum. 19 aylık bebeği olan hamile bir anne olarak doktora ilk sorduğum şeylerden biri  12kg'lik oğlumu taşımamda bir sorun olup olmadığıydı. Bunun benim için bir zararı olmadığını öğrenince çok rahatladım, Toprağımı zevkle taşımaya devam!

Bebeğimle sık sık konuşmaya başladım, ona yaptıklarımı, onu heyecanla beklediğimi anlatıyorum. Özellikle bebeğimin 16 haftalık olmasıyla artık beni duyduğunu da biliyorum. Toprak'la da devamlı konuşur, ona şarkılar söylerdim. Bir de ona hamileyken dinlediğim bir cd vardı. Geçtiğimiz haftalarda cd'yi tekrar çıkarıp dinlemeye başladım. Hamileler için hazırlanmış bu cd beni çok rahatlıyor. Başka bir yazımda bu cd'den detaylı olarak bahsedeceğim.

Hamilelik günlüğümde biraz geriden gidiyorum ama her hafta yazmaya fırsatım olmuyor. Bakalım içinde bulunduğum haftayı ne zaman yakalayacağım:)

                                         Hamilelik Günlüğü Yazılarım



29 Eylül 2013 Pazar

El Bebek Gül Bebek Kız Bebek


Hamileliğimde heyecanlı bir haftayı geride bıraktım: Bebeğimin cinsiyeti belli oldu.

Son gebelik kontrolümde her şeyin yolunda olduğunu öğrendik ve buna çok sevindik:) Daha önce bu yazımda bahsettiğim gibi benim ve eşim için zaten en önemlisi bebeğimizin iyiliği, sağlığı... Kontrolde bebeğimin hareketlerini ekrandan  hayranlıkla izlerken doktorum bebeğin yerinde duramayan bir kız olduğunu söyledi. İlk tepki olarak gülümeseyerek "gerçekten mi" dedim? Doktorum da tekrar tekrar bakarak emin oldu.

Evet biricik oğlumun ardından bir de kızım olacağını öğrenince sevindim ama erkek olsaydı da de aynı şekilde sevinecektim. Sonuçta benim canım, benim yavrum... Böylece canım oğlum Toprak bir kız abisi olacak inşallah...

Başta ailelerimiz olmak üzere herkes kız bebek haberine çok sevindi. Son 2 yıldır ailelerimize katılan 3 erkek bebeğin üstüne herkes kız bebek bekliyordu. Ben de heyecanlıyım, mutluyum, kız annesi olmak farklı olacak mı diye meraklıyım:)

O zaman el bebek gül bebek kız bebeğim hayırlı olsun, sağlıkla dünyaya gelsin:)

                                    Hamilelik Günlüğü Yazılarım




Hamilelik Çatlaklarına Karşı Lierac Zamanı!


Hamilelikte oluşan çatlakların büyük kısmı genetikmiş. Eğer annenizde, kız kardeşinizde hamilelik çatlakları varsa sizde de hamilelik çatlağı oluşma riski yüksekmiş. Bunu ilk öğrendiğimde çok sevinmiştim, çünkü annemde hiç çatlak yoktu. Buna rağmen tedbiri elden bırakmadım:) Toprak'a hamileyken gerilen karnımı rahatlatmak ve çatlak oluşumunu engellemek için Lierac çatlak önleyici kremi her gün düzenli olarak kullanmıştım. Toplamda 14 kilo alarak tamamladığım ilk hamileliğimde neyse ki hiç çatlak sorunu yaşamadım.

İkinci hamileliğimde de 4. aya başlamamla beraber kendime hemen internetten çatlak önleyici Lierac Phytolastil Jel siparişi verdim ve kullanmaya başladım.

Hamilelikte çatlak oluşumunu engellemek için kullanılan jeller dışında bol sıvı tüketmek de çok önemli. Bu yüzden su içmeye devam! Hamileyiz diye bakımı elden bırakmak olmaz değil mi:)

                                        Hamilelik Günlüğü Yazılarım


25 Eylül 2013 Çarşamba

İkinci Bebeğin Cinsiyeti Meselesi



Gelelim ikinci bebeğimin cinsiyetine. Dünyalar tatlısı bir Toprak anası olarak ikinci bebeğin kız olması yönünde yoğun bir istek var çevremde. Hamile olduğumu duyanların ilk tepkisi genelde "kız olur inşallah" şeklinde oldu. Ben de "sağlıklı olur inşallah" diye cevap verdim, vermeye de devam ediyorum çünkü bebeğimin cinsiyetini bilmiyorum. Benim için sağlıklı, hayırlı bir evlat olması kız ya da erkek olmasının çok daha ötesinde. Hatta içten içe oğlumun bir erkek kardeşi olursa onun için daha iyi olur diye düşünüyorum. Benim için 3 erkek ile aynı evde yaşamak nasıl olur onu henüz düşünemiyorum tabii:) Belki yakın çevremde hep böyle örnekler olduğu, bir erkek bir kız kardeşi pek görmediğim için böyle hissediyorum.

En yakın doktor kontrolüme çok az kaldı.. Bu kontrolde bebeğimin cinsiyetini öğreneceğim. Ama ben yine de cinsiyetten önce bebeğimin sağlıklı olduğunu duymak istiyorum, bunu bekliyorum:)




23 Eylül 2013 Pazartesi

Hamilelik Günlüğü: Hamilelikte 5 -12. Haftalar


Mayıs ayının son günleriydi. Kendimi çok yorgun, çok halsiz hissetmeye başlamıştım.Tam anlamıyla kafamı kaldıramıyor, sürekli uyumak istiyordum. Bir de her zamankine göre oldukça duygusallaşmıştım. Çok net bir sekilde hamilelik belirtilerini yaşıyordum. Kısa bir süre önce ikinci bebek için hazır olduğumuza karar vermiştik. Eğer hislerim beni yanıltmıyorsa kesinlikle hamileydim! 

İşten çıktıktan sonra eczaneden gebelik testi alıp eve gittim. Testi yapmak için sabırsızlanıyordum ama Toprak uyuduktan sonra yapmaya karar verdim. O bir kaç saat zor dayandım. Zeytin gözlü oğlum mışıl mışıl uyuduktan sonra testi yaptım. Bir yandan çok eminim bir yandan da çok heyecanlı. Birkaç dakika geçtikten sonra ta tammmm çok net iki çizgi belirdi. Olanlardan habersiz balkonda oturan eşime seslenerek salona çağırdım. Hiç bir şey söyleyemeden testi gösterip mutluluktan, heyecandan biraz da panikten ağlamaya başladım. Bana mutlulukla sarılan eşim olmasa oraya yığılıp kalacaktım.

Ertesi gün hemen doktora koştum ve bebeğimin kesesi göründü:) Henüz gebeliğin 5. haftasının başında olduğum için bebişi görmek için biraz beklememiz gerekti. Bu arada bende çok yoğun bir şekilde mide bulantısı başladı. Haftalarca doğru düzgün yemek yiyemedim:( İlk hamileliğimde de midem bulanmıştı ama bu yazımda bahsettiğim gibi bu kez çok yoğun oldu bulantılarım. Mide bulantısının önüne geçmek için bulantı önleyici bileklik bile aldım ama bende hiçbir işe yaramadı. Doktormun önerisi ile mide bulantımı azaltmak için az az ve sık sık yemek yedim. Çok kokulu, baharatlı yemeklerden uzak durdum. Suyu bir anda değil, azar azar içmeye başladım. Ancak ne yaparsam yapayım bulantılarımın tamamen geçmesi zaman aldı. 

5. 6. ve 7. haftayı birbirine çok benzer şekilde geçirdim. Halsiz, uykulu ve açtım... Heyecanla 8. Haftadaki doktor kontrolümü bekledim. Bu kontrolde ben, eşim ve Toprak bebeği ilk kez gördük:) Yavrum ekrana baktı ama onun kardeşi olduğunu anlaması zaman alacağa benziyordu. Bir kelebek gibiydi minik bebeğim,kalbi pıt pıt atıyordu... Doktorum hamilelikte yapılması gereken testleri istedi ve 8. haftada daha önceden de bildiğim tüm testleri yaptırdım. Bu haftadan sonra bulantılarım iyice arttı. Yemeklere, kokulara karşı çok daha hassaslaştım. 9. 10. ve 11.hamilelik haftalarını da bol bulantılı geçirdim. Yemek yiyemediğim için enerjim de oldukça düştü. Özellikle bu dönemde Toprağımın bakımında annemler oldukça yardımcı oldular, hala da olmaya devam ediyorlar:)

Hamileliğimin 9. Haftasında ikinci gebeliğin etkisi ile göbeğim çıkmaya başladı. Ben kilo veriyorum ama göbeğim büyüyordu. Bu süre içinde yemek yiyemediğim için bir çok kişiden bebeğin de beslenemediği gibi bir sürü dış sese kulaklarımı tıkadım, size de tavsiye ederim:) 

12.  Gebelik haftasına ulaştığımda ise bulantılarım önce azalmaya başladı ve ardından çok büyük oranda geçti. Daha önce bunları yaşamış olsam da "Allahım 9 ay böyle nasıl geçer "diye düşünmeden yapamadım. Ama inanın bu dönem de geçiyor:) Yaşam enerjiniz geri geliyor. 12. haftanın en önemli olayı ise doktor kontrolüne gidip bebeğimi görmem ve ikili testi yaptırmam oldu. Bebeğim 4 hafta öncesine göre oldukça büyümüştü. Hamileliğimin ilk 3 ayında 3 kilo vermeme rağmen bebeğim sağlıkla gelişmişti çok şükür. Onu ekrandan seyretmek bir harikaydı... Bebeğim ölçüm yaptırmamak için çok uğraştı ama doktorum sonunda istediği ölçümleri yaptı.  Aynı gün ikili test için kan da verdim. İkili testimin normal çıktığını ertesi gün mutlulukla öğrendim.

İlk bebeğimin cinsiyetini yani Toprağın müjdesini 12. Haftada almıştık. Belki 12. hafta kontrolünde bebeğin cinsiyetini öğrenebiliriz diye düşünmüştük ama cinsiyet bir sonraki doktor kontrolüne kaldı. Bu konuyu ayrıca yazacağım zaten pek yakında:) 3 aylık hamilelik notlarım işte böyle...


                                         Hamilelik Günlüğü Yazılarım



12 Eylül 2013 Perşembe

Hamilelik Günlüğü - İlk 3 Ayda İki Hamileliğim Arasında Fark Var mı?



Birden fazla hamilelik yaşayanlar genelde ikinci hamileliğin ilk hamileliğe göre daha rahat geçtiğini söylüyor. İlk hamileliğimi bir iki ufak sorun dışında çok rahat geçirmiştim. Bu kez de öyle olur diye düşünüyordum. Ancak ilk 3 ay için böyle düşünmekle hata ettim galiba:)Şaka bir yana yaşayabileceğim en özel durum hamilelik. İlk de olsa, ikinci de olsa güzel, kendine özgü... Sadece bu kez 12. haftayı bitirene kadar çok zorlandım! (Şuan 15. haftanın başındayım)

Toprak bizim için harika bir sürpriz olmuştu, bu kez planlı bir bebek bekliyorum ama gebeliğin ilk trimesterinde ilk hamileliğimin daha kolay geçtiğini çok net söyleyebilirim. Tabii bu sadece hamileliğimin ilk 3 ayında yaşadıklarıma göre yazdığım bir yazı. Önümüzdeki günlerde neler yaşayacağım, hep birlikte göreceğiz. Şimdilik iki hamileliğimin ilk 3 ayını karşılaştırdığımda bendeki durumlar şöyle:

  • İlk hamileliğimde çok şaşkındım, şimdi psikolojik olarak daha rahatım ve daha bilinçliyim.
  • Toprak'a hamile olduğumu 6. haftada öğrenmiştim, bu kez 4. haftanın sonunda yani henüz gebeliğin başında öğrendim bebeğimi. Hamilelik yaşamış biri olarak vücudumun verdiği sinyaller beni yanıltmadı:)
  • İlk hamileliğimde, hamile olduğumu kan testi yaptırıp önce kendim emin olduktan sonra eşime haber vermiştim. Bu kez evde testi yapıp çift çizgiyi görünce hemen eşimin yanına koştum:)
  • İlk bebeğimizi çevremizdekilere söylemek için biraz zaman geçmesini beklemiştik ama bu kez hiç beklemeden bu güzel haberi herkese verdik.
  • İlk hamileliğimde mide bulantılarım olmuştu. Sabah bulantıları beni biraz yormuştu ama yemek yememi bu kadar engellememişti. İkinci gebelikte ise neredeyse 5. haftadan itibaren çok fazla bulantım oldu. Şuan 15. haftada olduğum için bulantılarım yok denecek kadar azaldı ama  hala kokuya dayanamıyorum. Sokakta, avm'de burnunu kapatarak gezen birini görürseniz, o benim:)) 
  • İlk hamileliğimde bol bol uyuyup dinlenirken, şimdi Toprak ile geçirdiğim kıymetli zamanlardan kaybetmemek için istediğim zaman uyuyamıyorum. Onu uyuttuktan sonra ben de hemen tavuk gibi yatıyorum.
  • İlk hamileliğimde hafif bir poşeti bile taşımaya çekinirken, ikinci hamileliğimde 12 kiloluk canım oğlumu her fırsatta kucaklıyorum.
  • Beni en çok şaşırtan konu da jet hızıyla büyüyen göbeğim oldu. İlk hamileliğimde karnım 16. haftalıkken yavaş yavaş belirmeye başlarken bu kez 9. haftada gözle görülür bir şekilde karnım çıktı.
  • İki hamileliğimde de ilk trimesteri kilo kaybı ile tamamladım. Ama bu kez tam 3 kilo verdim. 
  • İlk hamileliğimde neredeyse her gün bebeğin gelişimini farklı sitelerden takip ediyordum. Şimdi içinde bulunduğum haftaya başlarken bir kere bakıyorum o kadar.
  • Bir de sanırım bu kez daha asabiyim. Özellikle araba kullanırken  hemen sinirlenip bağırmaya başlıyorum. 


11 Eylül 2013 Çarşamba

Toprak'a KARDEŞ Geliyor :))))))

Evet evet yanlış okumadınız, bendeniz Deniz şu sıralar ikinci hamileliğimi yaşıyorum:) Bundan 1,5 yıl önce biricik oğlum Toprak'ın aramıza katılması ile renklenen dünyamız, çekirdek ailemiz daha da büyüyor. "Anne" olarak bana dünyanın en özel duygularını yaşatan birtanenim bir kardeşi olacak inşallah...


Bir süredir hamileliğin ilk aylarının verdiği yorgunluk, uyku hali ve mide bulantıları ile fazlasıyla meşgul olduğum için yazı yazamıyordum. Bu güzel haberi vermek için daha fazla bekleyemedim. Bugüne bugün 3 aylık hamile bir anneyim:)

Toprak'ın doğumunun ardından yaşadığım duyguları tarif etmemin imkanı yok. Canımdan çok sevdiğim minicik bir melek var artık yanımda, kalbimde, ruhumda. Onunla nefes alıyorum, onunla yatıp kalkıyorum. Ömrüm diye bağrıma basa basa öpüyorum bebeğimi. Şimdi ise bu eşsiz mutluluğa hayırlısıyla yeni bir mutluluk katılmasını bekliyorum.

Yakında bizden yeni haberlerde görüşmek üzere:)

Sevgiler,

                                                             Hamilelik Günlüğüm

5 Eylül 2013 Perşembe

Bir Annenin Hamilelik Günlüğü


Bundan iki sene önce hamile olduğumu öğrendiğimde ne hamilelik ne annelik ne de bebek bakımı ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. "Eyvah şimdi ne yapacağım" telaşıyla ilk olarak anne bebek dergilerine başvurdum. Ama dergilerde istediğimi bulamayınca çareyi hemen bloglara bakmakta buldum.

O zamana kadar genelde moda bloglarına bakarken, anne bebek blogları  ve özellikle benimle aynı gebelik haftasında olan hamile günlükleri ile işte o zaman tanıştım. Annelerin bloglarda yazdıkları deneyimleri, bebek ürünleri ile ilgili yorumları, emzirme, beslenme ve uyku düzeni ile ilgili paylaşımlarını merakla takip ettim. Hamileyken yaşanan mutlulukları, endişeleri "ben de böyle hissediyorum" duygusuyla okudum. Bazen de yazılanlar bana uzak geldi...

O dönemde blog yazmak aklıma bile gelmemişti. Klasik bir yöntem olarak hamilelik günlüğümü bir defterde tuttum. Tıpış Tıpış Zamanlar isimli bu tarihsiz ajandaya bebeğim ve hamileliğimle ilgili notlar aldım. Ne zaman doktor kontrolüm var, ne zaman ilk hareketlerini hissettim, ne zaman çok ağladım hepsini renkli stickerlarla süsledim. Bebeğimin doğum hikayesi de burada yazılı hatta:) 

Toprak'ın  doğumuyla beraber bebeğimle yaşadığım anları kaybetmemek, ilklerini unutmamak ve de ilerde oğlum için hoş bir anı olması için bu blogu açtım. Şimdi 2. hamileliğimi yaşadığım bu günlerde hamilelik günlüğümü de buraya tutmaya başlıyorum, hadi hayırlısı:)

Toprak'a kardeş yazısını burada bulabilirsiniz.