1 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2016 Pazar

1 Yaş Anı Panosu

Derin Su için hazırladığım 1 yaş anı panosu



Bu panoyu hem kızımın doğum gününde kullandım, hem de ilk yaşından harika bir anı olarak hala evimizi süslemeye devam ediyor. 

26 Şubat 2016 Cuma

Uçaklar Temalı Doğum Günü: Derin Su 1 & Toprak 3 Yaşında!

Uzun süredir yazmadığım için paylaşacak çok şey birikti. Toprak'ın doğumundan 2 yaşına gelene kadar birçok özel günümüzü ve Derin Su'nun hamilelik günlüğünü buraya yazdım. Kızım doğduktan sonra ise bir iki yazının ardından, iki çocuklu hayatın hareketli günleri içerisinde bugün yazarım yarın yazarım derken aylarca elim klavyeye gitmedi. Toprak'ın 4, Derin Su'nun 2 yaşına yeni girdiği bugünlerde ben bir önceki doğum günlerini ancak paylaşıyorum:)

Toprak ve Derin Su' nun doğum günlerinin arasında sadece 3 gün olunca ortak bir doğum günü partisi yaptık. Toprak Dusty aşkına benden uçaklı doğum günü isteyince Derin Su'nun kısmetine de pembe bir uçak düştü:) Bütün tasarımları ikisine göre hazırladım. Planes 'den Dusty ve Rochelle doğum günü süslemelerinde iyi bir ikili oldular:)

                                                                        Davetiye



      Yuvarlak Yemek Kartları 


 Anı Kartları


Ve doğum günü partisi başlar:)















Kuzumun İlk Yaşı


Canım bebeğim, güler yüzlü meleğim ilk yaşında yeni yeni ayağa kalkmış etrafına tatlı tatlı gülücükler saçarken babası onu böyle fotoğrafladı:











8 Ocak 2015 Perşembe

Kızımın Doğum Hikayesi "Hoş Geldin Derin Su"



Mis kokunu duyarak yazıyorum kızım doğum hikayeni, sana kavuşmanın verdiği mutlulukla...

Benim güler yüzlü minik kızım 18 Şubat 2014' te uzun bir bekleyişin ardından dünyaya geldi! O günden beri hayatımın artık başka bir anlamı var. Su bebeğim bana ikinci kez annelik sevincini, bebek kokusundan tekrar sarhoş olmanın güzelliğini yaşattı. Ve daha bir çok şahane duyguyu...

Son kontrolümde kızım da abisi gibi ters geldiği için (başı yukarıda poposu aşağıda)sezeryan kararı almıştık. 18 Şubat Salı günü kızımı kucağıma alacaktım. Bütün hazırlıklarımı tamamlayıp doğumu beklemeye başladım.



Günler geçtikçe heyecanım artıyordu. Doğumdan birkaç gün önce "Toprak kardeşini nasıl karşılayacak"dan başka bir şey düşünemez olmuştum. 18 Şubat Salı sabahı erkenden uyandım, önce kendim hazırlandım. Sonra Toprağıma kahvaltısını yaptırıp o gün kardeşinin doğacağını tekrar anlattım. Ailece hastaneye gittik, odama yerleştim. Oda çok tanıdıktı, oğlumu kucağıma ilk kez aldığım oda!



Doğuma çok az kalmıştı ama ben hala süslemelerin derdindeydim, kızımın doğumu için hazırladığım hoş geldin bebek süslemelerini özenle odaya yerleştiriyordum. Bu sırada odaya gelen hemşire doğum için hazırlanmam gerektiğini söyledi. O zaman bir anda paniğe kapıldım. Aylardır bu günü bekliyordum, gayet sakindim ama doğumun bu kadar yakın olması beni telaşa soktu.


Kızımın hareketlerini içimde son kez hissetmenin verdiği hüzün ona dokunacak olmamın sevinci ile karıştı. Bir yanımda da oğlum şaşkın gözlerle beni izleyip "anne anne" diye bana sokuluyordu.

O anlarda aklımda bir yavrum, içimde diğer yavrum!


Ben ameliyattayken dışarıda heyecanlı bir bekleyiş vardı. Toprak ise teyzesinin kollarındaydı.


Ve çok kısa bir süre sonra kalbim dünyalar güzeli bir kız için deli gibi atıyordu.  Derin Su annesi olarak beni seçmişti.


Kızımı ilk gördüğüm anı unutamıyorum. Dünyalar güzeli bir melek, dudaklarını büzmüş, titreye titreye ağlıyordu. Öpmeye kıyamayacağım kadar küçük ve narindi. Birbirimize dokunduğumuz, onu öpüp kokladığım an yavrum sustu, anlamıştı annesinin yanındaydı artık.





Kızımın doğduğu gün sanki bir rüyadaydım. Hem bildiğim, hem de hiç yaşamamış gibi hissettiğim bir delilik haliydi tekrar anne olmak.


  Ve baba ile ilk buluşma, ilk bakışma...



Kardeş ile tanışma... Oğlum şaşkın şaşkın kardeşine bakıyordu. Uzun bir süre neler olduğunu, bu bebeğin kardeşi olduğunu anlayamadı. O da henüz bir bebekti,benim ilk göz ağrım,Toprak bebeğim!




Toprak'ın ilgisini çeken şey kardeşi değil, şekerlerdi elbette:)


İkinci evlat sevinci...


 Böylece  iki çocuklu hayatımız başlamış oldu.

Hayatımıza Hoş geldin kızım, ikinizi de çok seviyoruz!




Fotoğraflar: Selin Düyen & Sedat Mehder
       Oğlumun doğumu 


19 Haziran 2013 Çarşamba

16 Aylık Toprak Manzaraları


Ve karşınızda 16 aylık Toprak bebek manzaraları:) Toprak birkaç gün önce 16 aylık oldu. Minik kuşumuzun her geçen gün büyümesini mutlulukla izliyoruz.  Eşime sürekli "Toprak ne yaptı biliyor musun, ne öğrendi gördün mü?"  derken buluyorum kendimi. Çünkü her geçen gün yeni şeyler öğreniyor ve çocuğumuzun gelişimini görmek tüm anne babalar gibi bizi de çok mutlu ediyor.

Peki benim için dünyalar tatlısı olan 16 aylık bebeğim en çok neler yapmayı seviyor, nelerden hoşlanmıyor?




Toprak'ın bir sürü oyuncağı olmasına rağmen (çok oyuncak almayacağız diyorduk ama ev şimdiden oyuncak doldu) oynamaktan en çok zevk aldığı şey tencere kapağı. Eline bir tencere bir de kapak verince ki biz vermesek bile gidip alıyor değmeyin keyfine. O kapağı kapatıyor, açıyor tencerenin içine bir şey koyuyor çıkarıyor, yerlere vuruyor. Alt komşumuzdan gürültüler için özür diliyoruz:)

Yatak odamızdaki dolabın içine girmeye bayılıyor. Dolabın içine girmek için içindekileri her seferinde üşenmeden boşaltıyor. Çekmecelere de çoğu çocuk gibi bir ilgisi var. Onun açıp karıştırmasına müsaade ettiğimiz çekmeceleri boşaltıp içinde oturmayı hala çok seviyor. Daha önceden yaşadığımız böyle bir ana buradan tanık olabilirsiniz. İçinde kırılacak eşya  ve onun yutabileceği malzemeler olan çekmecelerimize ise aylar öncesinden koruma kilidi takmıştık.

Kocaman eşyaları bir yerden bir yere taşımayı ve oyuncaklarını boşaltıp bir poşete doldurmayı çok seviyor. Oyun kartlarını dağıtıp, sonra tek tek kutusuna yerleştiriyor. Sokakta vakit geçirmekten, bisiklete binmekten,balkonda etrafı izlemekten, arabada şöför koltuğuna oturup direksiyonu çevirmekten de çok hoşlanıyor.Kedimiz de Toprak'ın en sevdiği şeylerden biri. Oğlumun kedi ile meceralarını artık ayrı bir postta yazacağım.



Bir oyun oynarken oyunu kesildiğinde veya elinden o an ilgilendiği oyuncağı alındığında ise sinirleniyor. Bazen ağlıyor, hatta bir kere kolumu ısırdı ama canımın yandığını anlamış olacak ki bir daha beni ısırmaya çalışmadı. Başka çocukların elinde gördüğü her şey Toprak'a cazip geliyor ve ısrarla o oyuncakları istiyor.

Toprak'ın kilosu son üç aydır eskiden olduğu gibi artmıyor ama boyu uzamaya devam ediyor. 1 yaşından sonra bebeklerin özellikle de yürümeye başlamalarıyla kilo alım hızları yavaşlıyor ve 18. aya kadar bu durum devam ediyormuş. Tabii uyanık olduğu zamanlarda hiç durmadan oradan oraya koşturan Toprak nasıl kilo alsın:)) Çocuk çatalı ve kaşığı  ile yemeklerini döke saça yemeye çalışıyor. Eli ile çok daha güzel yiyor gerçi.Meyveleri ve ekşiyi pek seviyor. Annesi gibi tam bir maymun olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim:) Salatalık, domates de favori yiyeceklerinden.


Uyku düzenine gelince, gün içinde iki kere uyumaya devam ediyor. Akşamları genelde 21.30'da yatıyor. Sabahları da 8 gibi uyanmış oluyor. Ben çalıştığım için oğluşumu ancak akşamları görüyorum. Hafta sonları ise yapışık ikiz gibi geziyoruz. Özellikle pazar günü Sarper'in bize katılmasıyla özlem gideriyoruz....




Şimdilik Toprak'tan haberler böyle:)

Sevgiler,


19 Mayıs 2013 Pazar

Jetonlu Oyuncaklar mı Dediniz?


Oğlum kendileri ile cumartesi günü tanıştı. Gerçi eskiden daha çok jeton vardı, şimdi kart ile çalışıyormuş bu oyuncaklar. Ben bu konulara acemi bir anne olarak kaç seferlik dolum yapalım sorusuna cevap vermekte zorlanıp, Toprak'ı bindirdiğim oyuncakları çalıştırmak için biraz uğraştım:) Gelelim benim Toprak bebeğime. Direksiyon çevirmeyi ve babası gibi motosikleti çok sevdiği için uçağa ve motora bindi.Uçak aşağı yukarı yükselip alçalırken, motosiklet görevlinin beni uyarması ile öğrendiğim sağdaki kolu çevirince ileri geri gitti.


Bu uçağın arkasındaki atlı karınca da oğlumun çok ilgisini çekti. Yanımda eşyalarımı ve bebek arabasını bırakacak kimse olmadığı için binemedi ama ilk fırsatta atlı karıncaya gideceğiz.


 Bir de tırtılımız var tabii. Tırtıl görünümlü küçük tren tam onun boyuna göreydi. Emniyet kemerini taktıktan sonra tırtıl hareket etti ve merakla oğlumu izledim. Tırtılın hızı ona biraz yavaş gelmiş olacak ki kendini sallayarak hızlandırmaya çalıştı:)


Günün sonunda biri elinde biri arabasında iki balonla evimizin yolunu tuttuk oğluşumla. Ama elindeki balon yolun yarısına kadar dayanabildi:)