Ve minik kelebeğim ile 6. ayımız başlar....
Hamilelik günlüğümde yeni bir ay başladı. Artık bebeğimi hem fiziken hem ruhen daha çok hissediyorum, ona gittikçe daha çok alışıyorum. Aslında aklım fikrim oğlumda olduğu için bu aya kadar ikinci bebeğime çok fazla odaklanamıştım. Ama artık onunla konuşunca bana hemen tepki veren, "ben buradayım beni unutma" dercesine beni tekmeleyen kızımın kalbimdeki yeri büyüdükçe büyüyor. Yavaş yavaş doğumu düşünmeye başladım. Kızımı göreceğim, onu öpüp koklayacağım anı heyecanla bekliyorum. Bir yandan bunları düşünürken bir yandan da Toprak'ın doğumunu hatırlıyorum ve gözlerim dolu dolu oluyor. İkinci bir can da böyle sevilir mi diye merak ediyorum. Evet sevilir, biliyorum! Endişelerim de yok değil hani, oğlum nasıl tepki verecek, kardeşini kolay kabul edecek mi, üzülecek mi diye korkuyorum. Bu süreci Toprağın en doğal şekilde geçirmesi için kendimizi ve onu şimdiden hazırlıyoruz.
24. Hamilelik haftasında kendimi çok yorgun hissetmeye başladım. Sabah ve akşamları işe gelip giderken günde 2 saatten uzun süren trafik çilesi beni hamilelikte en çok zorlayan şey aslında. Araba kullanmak çok yorucu ve araba kullanırken bu haftalarda üst üste yaşadığım trafik, park, kapalı yol sorunları beni delirme noktasına getirdi. Neyse ki bu günlerde hem o yorgunluğum geçti hem de trafikten yana biraz şansım döndü.
25. haftada çok hareketli bir kontrolüm vardı. Doktor kontrolüne annem, ablam, Can ve Toprak ile gittik. Gitmesine gittik ama ortalık birbirine girdi:) Bir yandan Toprak koşuyor, bir yandan Can muayenehaneyi keşfediyor derken beklediğimiz süre boyunca hep bir aksiyon vardı. Bir daha çocuklarla birlikte kontrole gitmemeye karar verdik:) Kızım artık iyice büyümüştü. Ayaklarını üst üste koyarak bize poz bile verdi. Haftası ile gayet uyumlu gidiyor.
Daha önce hiç bahsetmemiştim ama ilk bebeğim Toprak 28. haftada ters dönmüştü. Başının olması gereken yerde poposu, poposunun olması gereken yerde ise başı vardı. Bacakları ise kafasının yakınındaydı. Ters duruş pozisyonu aynen aşağıdaki gibiydi.
Oğlum 38. haftaya kadar bu pozisyonda kaldı ve doğum pozisyonunu almadı. Ters geliş bebeklerde özellikle ilk doğumlarda olası riskleri göz önünde bulundurarak sezeryan kararı almıştık. Bu yüzden ilk doğumun sezeryan oldu. İki doğumun arası yakın olacağı için ikinci doğumumun da sezeryan olma olasılığı yüksek. Ancak ilk doğum sezeryan diye ikincisinin de sezeryan olma zorunluluğu yok. SSVD yapanları görüyorum ve doktorum kesinlikle sezeryan olmalısın diye bir şart koymuyor.
Bu kontrol sırasında da yeni bir şey öğrendim. Henüz erken olmasına rağmen bu bebiş de normal durmuyor. Bu kez bebeğim yan duruyor. Buna transfer duruş deniyormuş. Başı kısmen aşağıda ama poposu karnımın sol yanında, ayakları karnımın sağ yanında. Sağ tarafımda sıklıkla hissettiğim hareketler meğer küçük hanımın tekmeleriymiş:) Dönmesi için hala yeteri kadar yeri var ama günler geçtikçe, bebeğim büyüdükçe hareket alanı kısıtlanacak. Kontrolün üzerinde 2 hafta geçti ve hala aynı şekilde durduğunu hissediyorum.
26. Hamilelik haftam yeni bitti. Bu hafta karnımda belirgin bir büyüme oldu. Oğlum büyüyen karnıma karşı artık daha fazla ilgili. Akşamları kafasını karnımın üstüne koyuyor, dakikalarca öyle duruyor. Toprak karnımda yatarken kızım da hareket etmeye başlayınca içimi bir mutluluk kaplıyor. İkisi de kucağımda olunca neler hissedeceğim acaba?
Hamilelik Günlüğü Yazılarım

